17 Mart 2013 Pazar

Su Değirmenleri Köyü


Ünlü Japon yazar ve film yönetmeni Akira Kurosawa'nın 1990 tarihli (Akira Kurosawa's Dreams) isimli filmi, Amerikan Warner Bros yapımı. Film çevreci bir içeriğe sahip oaln 8 ayrı bölümden oluşuyor. Su değirmenleri köyü adlı son bölümde insanoğlunun konfor uğruna ve gelişme adına doğadan her gün biraz daha kopması ve aynı nedenlerle çevre kirliliğine neden olması vurgulanıyor, bunların sonucunda sağlıksız ve mutsuz bir hayata mahküm olduğuna dikkat çekiliyor. Film platosu olarak orman içinde sakin sakin akan bir dere seçilmiş. Bu derenin kıyısında yer alan ahşap su değirmenleri sahneye ayrı bir güzellik katıyor. Klibin sonunda yer alan cenaze töreni ise son derece etkileyici. Aşağıda filmin bu bölümünü izleyebilirsiniz.   TB


.

7 Mart 2013 Perşembe

Çevre kirliliğinde gelinen nokta


Çevre kirliliği çağdaşlaşmanın olumsuz bir sonucu ve yeryüzü canlılarının en önemli sorunlarından birisi. Denizlerde bu kirlenmeden payını alıyor tabi ki. Sanayi atıkları, tarımsal ilaç artıkları ve kanalizasyonlar deniz canlılarının ölümüne neden olarak ekosisteme zarar veriyor. Ne yazık ki bu kirliliği yaratan insanoğlu beslenmesinin  büyük bir kısmını denizlere borçlu. Bu sorunun çözümü için alınan tedbirler ise yetersiz kalıyor. Bir süre sonra zehirli kimyasallardan etkilenmemiş deniz ürünü bulabilmek imkansız hale gelecek. Plastik atıklar ise büyük oranda dalgalar tarafından kıyılara taşınarak kıyı kirliliğine sebep oluyor. İnsanlar için en cazip rekreasyon alanları olan sahiler de bu nedenle cazibesini kaybediyor. Sahillere vuran atıklar buralarda yaşayan canlılar içinde hayati tehlike oluşturuyor. Aşağıdaki videoyu izlerseniz çeşitli atıkları yedikleri için ölen erişkin ve yavru albatrosları göreceksiniz. Doğaya bu kötülüğü yapan insanlık adına vicdan azabı duymamak elde değil.   TB


25 Şubat 2013 Pazartesi

Dirsek Bükü



Sadun Bora ve Özkan Gülkaynak başta olmak üzere dünyayı dolaşan denizcilerimiz, en güzel kıyıların ülkemizde olduğunu sıklıkla vurgularlar. Bilhassa Göçek, Hisarönü ve Gökova körfezlerinde onlarca koy bizlere olağan üstü güzellikler sunuyor. Tekneyle bu koylara demir atıp berrak sularında yüzmek, gün batarken havuzlukta sofrayı kurup biraz demlenmek ve sabah gün ağardığında çarşaf gibi sulara dalmak çok keyifli oluyor. Hisarönü körfezinde bulunan Dirsek Bükü bu koyların önde gelen örneklerinden birisi, Selimiye ve Bozburun'a yaklaşık 8,5 DM uzaklıkta, karadan ulaşımı bulunmuyor, Koyun güney ucunda bir restoran mevcut, bu restoranın önündeki taş iskeleye bağlanıp leziz yemeklerinden tadılabilir, hemen kıyıdaki taş ekmek fırınında enfes köy ekmekleri yapılıyor. Sükunet arayanlar için koyda birçok demir yeri mevcut. Devamında harita ve koyun birkaç fotoğrafını bulabilirsiniz.   TB


18 Şubat 2013 Pazartesi

Brugge



Yukarıdaki resmin bir masal kitabından alınmış illüstrasyon olduğunu düşünebilirsiniz fakat o resim Brugge şehrinden gerçek bir görüntü, sayfanın devamında aynı sahnenin gün ışığında çekilmiş bir fotoğrafı bulunuyor. UNESCO dünya mirası listesinde yer alan Brugge, Belçika'nın Batı Flandra ilinin yaklaşık 120.000 nüfuslu merkezi. Günümüze kadar hemen hiç bozulmadan gelen bir orta çağ şehri. Bu biblo gibi şehrin ikinci dünya savaşında yıkıma uğramamış olması da büyük bir şans. Amsterdam gibi Brugge da kuzeyin Venedik'i tabirini fazlasıyla hak ediyor, şehri boydan boya geçen kanallar ile bunların kenarında yer alan klasik  taş yapılar enfes görüntüler oluşturuyor. Bu kanallar aynı zamanda ulaşım ve turistik tekne turları için kullanılıyor. Çikolata kokan sokaklarda dolaşırken kendinizi zaman yolculuğunda hissediyorsunuz, çevrede rahatsız edici bir detay görmek olası değil. St. Salvator Katedrali, Meryem Kilisesi, Markt meydanı şehrin en cazip noktaları. Brugge Avrupa'da görülmesi gereken en ilginç noktalardan birisi. TB

11 Şubat 2013 Pazartesi

Volkan Konak



İnsanların sindirildiği, Çıkar uğruna el ayak öpenlerin, muktedire methiye düzenlerin her gün daha da çoğaldığı günümüzde Volkan Konak gibi vatan sevdalısı mert insanlar yüreğimize su serpiyor.

 Sağ olasın, Var olasın Kuzeyin Oğlu.


Ben 4 tane adama saygı duyarım;

İnandığı dava için sandalyeye tekme vuran DENİZ GEZMİŞ'e
Vatan sevdası yüzünden vatanından cüda edilen NAZIM HİKMET'e
Vatanı yüzünden kalemi kırılan UĞUR MUMCU'ya
başbakanlığı süresince Reno 19'dan başka arabaya binmeyen BÜLENT ECEVİT'e.

''ATATÜRK'ü sevmeyen adam benimle ahbap olamaz ! ''

8 Şubat 2013 Cuma

Kemal Derviş'in söyleşisi



13 Kasım 2012
Türkiye Cumhuriyeti Washington DC Büyükelçiliği

Cumhuriyet’in 100. Yıldönümü Yolunda Türkiye



Bu akşam bu seçkin misafir grubuyla bazı düşüncelerimi paylaşabilmek benim için büyük bir onur ve mutluluk. Büyükelçi Tan’a ve düzenleyicilere bu toplantıya ev sahipliği yaptıkları için müteşekkirim. Türkiye, Atatürk ve arkadaşları tarafından kurulan Cumhuriyet’in, 100. yıldönümü olan 2023’e giden on yıla doğru yola çıkmak üzere. Başbakan Erdoğan ulusal bir hedef olarak Türkiye’nin 2023’te dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline gelmesini koydu. (Türkiye günümüzde 16. sırada). Bugün sizlerle birlikte, geçtiğimiz 90 yılı kısaca gözden geçirmek, önümüzdeki 10 yıla bakmak ve 21. yüzyılda nasıl bir Türkiye ortaya çıkmakta olduğunu anlamaya çalışmak istiyorum. Bu konuşma yalnızca Atatürk hakkında değil, Türkiye hakkında. Ben bir ekonomistim, tarihçi değilim. Fakat, Cumhuriyetin 100. yılını tartışıyoruz ve Atatürk hakkında bir öykü ile başlayacağım. Bu öykü aynı zamanda da çağdaş Türkiye hakkında aydınlatıcıdır.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...